Ortak Bahçecilik/ Amme bahçeleri

Allah’tan istediğim bir bahçe, kütüphane zaten var. Çok mu şey istiyorum bu hayattan bilmem. Bahçeli bir ev almak ne kadar zor olabilir ki, bahçeli bir evde oturmak, diye soruyordum kendime İstanbul’dayken. Orada elbette zor. Ancak Bahçeşehir, Ardıçlı Evler gibi yerlerde oturursan mümkün olabilir. Sonra Konya’da böyle bir arayışa girdik, fakat bahçeli evler çook eski gerçekten, en az 20 yıllık evler. Ve işyerimize çok uzak. Yakın olanlar triplex. Öyle bir şeyi düşünemedik  bile zaten. Diğer alternatiflerde çok sapa yerlerde, ulaşım imkanlarına uzak.

“Peki nasıl bahçe yapabiliriz?” diye düşünmeyi bırakmadım tabii ki. Hobi bahçelerine başvurdum fakat henüz sonuçlanmadı. Ya da sonuçlandı bizim haberimiz yok, kurayla belirleniyormuş güya.

Düşünmeyi bırakmadım. Çalıştığım üniversitenin arka tarafında baya bir alan mevcut bahçe yapımına müsait, yani kocaman tarla boyutunda değil tabii ki fakat, yine bir iki çizi biber, domates, salatalık ekilebilecek vaziyette.

Üniversite bahçeciliğini araştırmaya koyuldum, yurtdışında bu amaçla bir çok community garden’lar oluşturulmuş üniversite öğrencileri ve hocaları tarafından. Herkes çok istekle ve hevesle devam ediyor. Özellikle son yıllarda hemen hemen hepsi community farm ya da community garden sahibi olmuş. Yale üniversitesi mesela, Sürdürülebilir Gıda Projesi adı altında ciddi anlamda bir proje yürütüyor:  http://www.yale.edu/sustainablefood/farm.html 

İsteyen üniversiteler hobi bahçeliğine yönelmiş, yıllık 15 dolar gibi bir ücrete plot kiralayabiliyorsunuz ya da ortaklaşa birşey yapmak istiyorsanız, gönüllülüğe dayalı, haftalık 3-4 saat çalışma zorunluluğuyla, elde edilen ürünleri paylaşabiliyorsunuz. Ama bahçe değil de Yale gibi bir çiftliğiniz varsa elde edilen ürünleri yemekhaneye satabiliyorsunuz. Zaten bunu uygulayan üniversitelerin çoğunda Sürdürülebilirlik Ofisi mevcut. Üniversiteler, “kendimize nasıl yetebiliriz?” arayışında.

Şöyle uygulamalar da mevcut, bölge çok göç alan bir bölgeyse, bahçede çalışması için göçmenler çağırılıyor, ürünlerin tamamını onlar alıyor, en son aklımda kalan Ruanda’dan gelen göçmen kadınlardı. Linkini bulunca ekleyeceğim.

Ben ortaklaşa bir bahçe fikrine bayıldım, amme bahçesi (: Hocaların ve öğrencilerin kolları sıvayarak birlikte çalıştıkları bir bahçe, birlikte yiyip içtikleri, organık tarım yaptıkları bir ortam. Kulağa hoş geliyor.

Türkiye’de iki üniversitede benze uygulamalar var, fakat tamamen hobi bahçesi olarak. Bilkent ve Malatya İsmet İnönü. İsmet İnönü yalnızca akademik kadro tarafından kiralanmasına müsaade ediyor yalnız.

Projem hazır, sunumum hazır, Rektör bey’in çağırmasını bekliyorum. Gönüllü öğrencilerim ve hatta memleketinden tohum getirmeye hazır öğrencilerim bile var! Baharı bekliyorum!

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 8 takipçiye katılın

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 8 takipçiye katılın