bill mollison, permakültüre giriş

6 Mayıs 2012 Dünya Permakültür Günü, biliyorsunuzdur tahminen. Bu linkten birçok kaynak, fotoğraf, etkinlikler hakkında bilgi sahibi olabirsiniz. Aslında üniversitede böyle bir günü kutlamak için teklif sunup, bir program geliştirmeliyim diye düşünüyorum fakat bu yoğunlukta derse girerken pek mümkün görünmüyor, bir yandan ev, bir yandan sera, bahçe hazırlıkları, bir yanda oğlum… Permakültür’ü gençlere anlatmak için de çok güzel bir fırsat aslında.

Önce kendimden başlayayım dedim ben de, Bill Mollison okumaya başladım, Masanobu Fukuoka’nın diğer kitaplarına da başladım. Sırada çok var hala. Henry D. Thoreau ile başlayıp nerelerden çıkacağım bakalım. Sineksekiz yayınevi’nin yayını bu kitap, ve henüz yeni çevrildi Türkçe’ye.

“Permakültür, doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnekliğine sahip olan tarımsal olarak üretken ekosistemlerin bilinçli tasarımı ve bakımlarının sağlanmasıdır. Üzerinde yaşayan insanlar ile arazinin, insanların gıda, enerji, barınak ve diğer maddi ve manevi ihtiyaçlarını sürdürülebilir bir şekilde sağlayan ahenkli bütünleşmeleridir. Permakültür olmaksızın istikrarlı bir sosyal düzen mümkün değildir.”

devam edecek…

Reklamlar

heyecanla bekliyorum

heyecanla bekliyorum

henüz başında olsak ta, görmek istiyorum bu fotoğrafı kendi makinemde.

arkadaş bitkiler

Bitkilerin de arkadaşı olabilirmiş, hiç bilmezdim. Üniversitemizde bahçecilik faaliyetlerimiz rektörümüzden onay aldı, havaların ısınmasıyla birlikte biz de çalışmalara başladık. üniversitemizin yanındaki otelin arkasında çiçek yetiştirmek için sera varmış, haberimiz yok! Serada tohumlarımızı viyollere ektik, çimlendirme başladı, eksik tohumumuz var bir kaç tane, onları da bu hafta tamamlıyoruz. 

Bahçeye ne ekeceğimizi kararlaştırmaya çalışırken buldum “companion planting” terimini. Organik bahçeciler zaten çok kullanıyorlarmış bu yöntemi. Anneannemin çiçekleri sebze bahçesinde neden oraya buraya, yerli yersiz diktiğini hiç anlamazdım, şimdi jeton düştü. Mercanköşk, sardunya, petunya, latin çiçeği, civanperçemi, ve kadife çiçeği, güçlü kokularıyla böcekleri uzak tutuyor, zararlılarla mücadele doğal olarak, kendiliğinden gerçekleşiyormuş. canım anneannem. sen aslında ne kadar çok biliyorsun, ama bizim haberimiz yok.

Mısır ve fasülyeyi birbirinden bir karış aralıkla dikiyoruz, mısır fasülye için sırık görevi görüyormuş. Havuç ile dereotu kankalarmış!Çalı fasülye, patlıcan ve nane birlikte olmalılarmış! Mısır ve salatalık ta aynı şekilde. Meyvelitepe bu konuda detaylı bir yazı yazmış zaten.

Planda bahçenin etrafını sırf çiçekle çevirdik, iç kısımlara da kekik, biberiye, dereotu serpiştirdik. Öğrencilerle de bir müzakere edip son şeklini vereceğiz bu hafta.

Çapalama haftaya başlar, iki haftaya kadar da transplanting işlemi başlar. Bu arada tahminimden fazla gönüllü öğrenci çıktı henüz afişimiz hazır olmamasına rağmen. nasıl bir plan program geliştireceğim konusunda hala bir fikrim yok.

foto kaynak

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Kalıcı Bağlantı 3 Yorum

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 8 takipçiye katılın

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 8 takipçiye katılın